Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TİM 13. İnovasyon Haftası Programı'nda konuştu.
-Teknoloji hızlı bir şekilde ilerlerken insan faktörü dikkate alınmıyor. Daha doğrusu umursanmıyor. İnsani değerleri taşlayan bu teknolojinin ne kadar faydalı olacağı şüphelidir. İş dünyasında akademide toplumun genelinde soru işaretleri artmakta güvenin yerini tedirginlik almaktadır.
-İnsanlık tarihine baktığımızda değişime direnenler, korkanlar endişe duyanlar olmuştur bundan sonra da olacaktır. Fakat insanla teknoloji arasında bir orta yol bulunmuş, teknoloji insan hayatının vazgeçilmezi haline gelmiştir.
-Tarihte olduğu gibi bugün de benzer endişelerin yapay zeka başta olmak üzere pek çok yenilik için dile getirildiğini görüyoruz. Bunların bazıları yerinde endişelerdir.
-Tekno oligarklar sadece belli ülkeleri değil tüm dünyayı hedef almaktadır.
-Değerli kardeşlerim, Türkiye olarak teknoloji yarışında geri kalmak istemiyoruz. Millî Teknoloji Hamlemizle dünyada sayılı ülkenin sahip olduğu muazzam bir araştırma geliştirme ve inovasyon altyapısı inşa ettik. 24 yıl önce sayıları bir elin parmaklarını dahi geçmeyen teknoparklarımızın sayısı bugün 115'e ulaştı. 2002'de 1,2 milyar dolar olan Türkiye'nin araştırma geliştirme harcamalarını 20 milyar dolara çıkardık.
-2019 yılına kadar unicorn'u olmayan bir ülkeyken bugün 8 unicorn'umuz var. 2030'a dek ülkemizden 100 bin teknoloji girişiminin doğmasını, bunların toplam değerlemesinin ise 100 milyar dolara ulaşmasını hedefliyoruz. Atatürk Havalimanı terminallerini Terminal İstanbul markasıyla dünyanın en büyük teknoloji ve girişimcilik merkezi hâline getiriyoruz. İlk aşamasını devreye aldığımız Terminal İstanbul'u tüm fonksiyonlarıyla 2027'de kullanıma açacağız.
-Nisan ayında Türkiye'yi küresel yatırımlar ve teknoloji girişimleri için merkez ülke hâline getirecek adımları kamuoyuyla paylaştık. Destek enstrümanlarımızı güncelliyor, müteşebbislerimizin ihtiyaçlarına çözüm üreten yeni programları hizmete veriyoruz. Merkez Bankamızın 750 milyar lira tahsis ettiği Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi programımız bunların en başında yer alıyor. Yüksek Teknoloji Destek Programı HIT-30'la da Türkiye'nin ileri teknoloji üretim gücünü yükseltmek üzere önemli bir adım attık.
-Bugün savunma sanayiinde 4 bin 500'ü aşkın firma, 1400'ün üzerinde proje, 100 bine yaklaşan doğrudan istihdam ve 100 milyar doların üzerinde proje büyüklüğü ile bambaşka bir seviyeye ulaştık.
-Geçen yıl 180 farklı ülke ve bölgeye 10 milyar doların üzerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ettik. 2026 yılının Ocak-Eylül döneminde ise ihracatımızı önceki senenin aynı dönemine kıyasla yüzde 15,6 artırarak 6,9 milyar dolara taşıdık.
-Fon piyasamızın belli bir kısmında nükseden bir sorunla mücadele ediyoruz. Sorunu kontrol altına aldık. Fon Koordinasyon Kurulu'nu oluşturduk, cerrah titizliğiyle operasyonu yürütüyoruz. Hassas ve dikkatli adımlarla meseleyi hakkaniyete en uygun şekilde çözüyoruz.
-3 tane önceliğimiz var. Birincisi tasfiyesine karar verilen fonlardaki birikimlerin yatırım sahiplerine ödenmesi. Geçen hafta ödemeler başladı, sorunsuz devam ediyor. TBMM'ye sunulan kanun teklifimizin yasalaşmasıyla birlikte ara ödemeler başlayacak.
-İkinci önceliğimiz manipülasyon yaparak haksız kazanç elde edenlerle yargı önünde hesaplaşmak. Yeni bilgiler ve itiraflar ışığında soruşturma derinleşiyor.
-Benim ihracatçı kardeşim, bir konteyner daha fazla ürün satmak için ülke ülke dolaşırken, benim sanayici kardeşim etrafımızı saran ateş çemberine rağmen büyük bir özveriyle çalışırken, benim tüccar kardeşim, esnaf kardeşim helalinden kazanmak için adeta kılıç kırarken piyasa düzenbazlıklarıyla üçlü lirasını sadece 3-5 ayda 10'a, 20'ye, 30'a katlayana asla tolerans göstermeyecek, sağladığı fahiş kazancın bedelini ona mutlaka ödeteceğiz.
-Üçüncü önceliğimiz bu sürecin sermaye piyasalarımıza zarar vermeden yönetilmesidir. İlk günden beri konuda da çok özenli davrandık. Fırsatçılar ile yatırımcılar arasına net bir çizgi çekerek sorumlu bir tutum içinde olduk.
-Maalesef aynı itinalı yaklaşımı muhalefette ve tetikçi basın organlarında göremedik. Sırf kendilerine ekmek çıksın diye insanların itibarlarıyla oynadılar. Bize zarar vermek uğruna, Türk ekonomisinin zora girmesi için utanmadan kriz tellallığı yaptılar. Bizi siyaseten köşeye sıkıştırma adına önünü arkasını düşünmeden sermaye piyasalarımıza ateş etmekten çekinmediler.
