Fransa'da kötü eğitim koşullarını protesto eden onlarca lise öğrencisinin başlattığı protesto gösterilerinin polisin müdahaleleriyle çatışmaya dönüşmesi, eylemlerin tüm ülke çapına yayılmasına yol açtı.

10 gündür Fransa'nın birçok kentinde gösteriler düzenleyen öğrencilere öğretmenler, veliler ve vatandaşlar da katıldı.

Fransa genelindeki lise öğrencileri yine okulların girişlerini kapatıp şehirlerde yürüyüşler düzenleyerek, ulusal eğitim sisteminin kötü durumuna karşı yürüttükleri kampanyayı sürdürme kararlılıklarını gösterdiler.

Lille, Rennes, Nantes, Lyon, Toulon ve Marsilya gibi şehirlerde büyük kalabalıklar çoğunlukla barışçıl gösteriler için sokaklara dökülürken; Paris'te de büyük bir grup, şehir merkezinden Bastille Meydanı'na doğru yürüyüşe geçti.

Başkentin ünlü meydanını dolduran yaklaşık 25 bin öğrenci; Fransa'nın 1830 Temmuz Devrimi'ni simgeleyen ve meydanın ortasında yer alan anıta tırmanıp Fransa bayrağı dalgalandırarak ve Marsilya Marşı'nı söyleyerek tepkilerini dile getirdi.

Akşam saatlerinde çevik kuvvet ekipleri, protestocuları dağıtmak amacıyla göz yaşartıcı gaz ve kalabalık dağıtma mühimmatı kullanıp defalarca coplu müdahalelerde bulundu; bu sırada bazı göstericiler, ağır zırhlı güvenlik güçlerine şişe, kaldırım taşı ve çeşitli cisimler fırlattı.

Paris'teki yürüyüşe katılan 16 yaşındaki öğrenci Eliane, yürüyüşü "muhteşem" olarak nitelendirerek, buraya "kendisininkinden bile daha kötü durumdaki liseleri savunmak ve onlara destek olmak" amacıyla geldiğini söyledi. Eliane, somut bir ilerleme sağlanana kadar protestolara devam etmeyi planladığını ifade etti. Öğrenciler, okuldan ayrılmak zorunda kalan öğretmenlerinin yerine haftalarca hiçbir öğretmenin atanmadığından da şikayet ediyor.

Eğitim Bakanı Édouard Geffray, özellikle ciddi öğretmen açığı tespit edilen yaklaşık 100 liseye üç gün içinde 3 bin yedek öğretmenin atanacağını açıkladı.

Geffray ayrıca "birkaç yüz" yeni öğretmenin işe alınmasına onay vereceğini söyledi. Başbakan Sébastien Lecornu ise hükümetin, "özellikle öğretmen açığının giderilmesi konusunda öğrencilerin taleplerinin bir kısmını somut tedbirlere dönüştürmek" amacıyla 2027 bütçesinde değişiklikler önereceğini duyurdu.

Öğrenciler daha önce hükümetin verdiği sözlerin yetersiz olduğunu belirtmişti. Bir lise öğrenci birliğinin başkanı olan Ryad Rani, protestocuların "herhangi bir somut tedbir duymadıklarını ve taleplerine hiçbir yanıt alamadıklarını" ifade etti. Rani, hareketin "devam edeceğini" söyledi.

Bir başka öğrenci derneğinden Sabrine Kharbach ise öğretmen açığı, uzun okul saatleri ve bakımsız binalar nedeniyle başlatılan protestoların, öğrencilerin ve bazı sol görüşlü siyasetçilerin Fransa'daki okullara acilen yatırılması gerektiğini savunduğu "10 milyar avro masaya konulana dek" süreceğini belirtti.

BFM TV için Elabe tarafından yapılan bir ankete göre, Fransızların %72'si öğrencilerin taleplerini meşru bulurken, %55'i protestoların sona ermesi gerektiğini düşünüyor. Sendikalar, önümüzdeki salı günü öğrencilere destek amacıyla yeni bir ulusal eylem günü çağrısında bulundu.

Eğitim Bakanlığı, kapanmak zorunda kalan lise sayısının giderek azaldığını; perşembe sabahı 224, öğle saatlerinde ise 157 okulun kapalı olduğunu, bunun da ülkedeki liselerin yaklaşık %95'inin en azından kısmen açık olduğu anlamına geldiğini belirtti.

Ancak İçişleri Bakanlığı verilerine göre, perşembe günü 71 binden fazla protestocu sokaklara döküldü. Pek çok öğretmen, veli ve sendikanın destek verdiği gösterilerde, Paris'teki bazı okul barikatları çevresinde polisle yeni çatışmalar yaşandı. Rennes'de ise çevik kuvvet ekipleri, protestocuları dağıtmak için tazyikli su kullandı.

Öğrencilerin taşıdığı pankart ve dövizlerde öne çıkan şikayetlerden biri, protesto dalgasına karşı polisin sergilediği sert müdahaleydi. Paris'teki yürüyüşte yer alan bir pankartta, "Dinlenemeyecek kadar genciz ama biber gazına maruz kalacak kadar büyüğüz" ifadesi yer alıyordu.

Kronik öğretmen açığı, aşırı kalabalık sınıflar, bakımsız binalar ve uzun okul günlerinin tetiklediği protestoların başlamasından bu yana en az 215 genç, 89 okul çalışanı ve 761 polis memuru yaralandı.

Hükümet, bir gencin elinin kopmasına yol açan olayın ardından polisin şok bombası kullanımını askıya aldı.

Protestolar; bir yanda kötüleşen kamu hizmetlerine yatırım yapılması yönündeki halk talepleri, diğer yanda ise Fransa'nın AB'deki en yüksek seviyelerden biri olan devasa bütçe açığını ve borç yükünü azaltmaya yönelik piyasa baskısı arasında sıkışıp kalan hükümeti sarsıyor.

Fransa'nın kamu borcu, GSYİH'nin yüzde 119'u seviyesinde.

Ekonomi Bakanı Roland Lescure, 2027 bütçesinde okullara daha fazla kaynak sağlanması yönündeki taleplerin karşılanması için imkan bulunduğunu belirtti. Mevcut taslakta, %1,4'lük bir artışla 90,9 milyar avroya çıkarılan okul bütçesi, savunma alanından sonra en büyük fon artışının yapıldığı kalem konumunda.

Emmanuel Macron'un yerini alacak ismin belirleneceği kritik Cumhurbaşkanlığı Seçimleri'ne birkaç ay var ve anketlerde önde giden isim, son iki seçimin ikinci turda kaybedeni olan aşırı sağcı lider Marine Le Pen. Ancak bu seçimde hiç olmadığı kadar Fransa liderliğine yakın gözüken Le Pen, okullarda meydana gelen hasarların onarım masraflarının veliler tarafından karşılanması çağrısında bulundu.

Le Pen'in aşırı sol kanattaki rakibi Jean-Luc Mélenchon ise protestocuları "olağanüstü" olarak nitelendirip överken, polis şiddetini sert bir dille eleştirdi.